Marka Tescili   |   Marka Tescil   |   Patent   |   Kalite   |   Haccp   |   iso 9001       
Arama:     
ArGe Nedir?
Niçin ArGe?
ArGe ve İnovasyon
ArGe Yönetimi
ArGe Kalite Modeli
Türkiye'de ArGe
Uluslararası ArGe
Ürün Geliştirme
ArGe Hibe ve Teşvikleri
ArGe ve İnovasyon Haberleri
Gelecek ve Trendler
Patent Teşvikleri
Triz
Vizyon 2023
Makaleler
Telif Hakları
Fikri Haklar Neden Korunmalıdır
Hukuki Haklar
İlim ve Edebiyat Eserleri
Güzel Sanat Eserleri
Musiki Eserleri
Bilgisayar Programı ve Veritabanı Tescili
Faydalı Linkler
Patent SSS
İletişim

Ar-Ge, İnovasyon ve Tasarım

17. yüzyılda İngiliz düşünürü Francis Bacon tarafından ilk kez dile getirilen bilginin güç kaynağı olduğuna dair düşünceyi sonraki yüzyıllardaki gelişmeler doğrulamıştır. 18. yüzyılda İngiltere’de ortaya çıkan sanayi devrimi, 19. yüzyılda elektrik ve elektromanyetik alanındaki gelişmeler, üretilen yeni ulaşım ve haberleşme araçları dünyayı küreselleşme sürecine yönlendirmiştir. Günümüzde gelişen bilgisayar ve İnternet teknolojileri bu sürece yeni bir ivme kazandırmıştır.

Küreselleşen dünyada bütün ekonomik ve sosyal faaliyetler, bilginin hızlı ve zamanında üretimi ve
tüketimine dayalı olarak yeniden örgütlenmekte ve bu durum bilgi toplumunun oluşmasına neden olmaktadır. Bilim ve teknolojik faaliyetlerin verimlilik artışını sağlayarak kalkınmayı hızlandırdığının fark edilmesi sonucu bütün dünyada birçok araştırma birimi kurulmuştur. Bir ülkede bilim ve teknolojinin gelişmesinin ön şartlarından biri bunun için gereklialt yapının mevcut olmasıdır. Günümüzde ekonomiler giderek daha çok bilgiye dayalı hale gelmektedir.

Bilgiye dayalı ekonomilerde en önemli özelliği bilginin istenilen zamanda, istenilen miktarda ve kalitede üretilmesidir. İktisadi gelişmenin en önemli unsurlarından biri sanayileşmek ise sanayileşmenin devamlı ve yayılan bir yapı kazanması içinde teknolojik ilerleme ve Ar-Ge üretiminin yapılması diğer önemli bir unsurdur. Türkiye’de bilim politikası alanındaki çalışmaların bir değerlendirilmesi yapıldığında Ar-Ge çalışmaları için yeterli kaynağın ayrılması, ayrılan kaynaklarında harcanmasında etkili koordinasyon denetimi ve sağlayacak mekanizmaların oluşturulması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Ülkemizin rekabet gücünü ve refahını artırmak ve sürekli kılmak için bilim ve teknoloji politikaları geliştirmek, bunları gerçekleştirecek altyapı ve araçları oluşturmaya katkı sağlamak, araştırma ve geliştirme faaliyetlerini desteklemek ve
yürütmek, bilim ve teknoloji kültürü oluşturmakta öncü rol oynamak amacıyla kurulan TÜBİTAK, araştırma Ar-Ge faaliyetlerine Araştırma Grupları vasıtasıyla destek vermenin yanı sıra, kendi bünyesinde bulunan birçok araştırma enstitüsünde de araştırma faaliyeti yürüterek Ülkemizin ArGe çalışmalarının sürdürebilirliğini sağlamaya çalışmaktadır.

Araştırma geliştirme faaliyetleri tüm dünyada, büyümenin, verimliliğin ve rekabet avantajının önemli bir dinamosu olarak hız kazanmaktadır. Ar-Ge ’nin hedeflerine ulaşabilmesi için, kamu-özel sektör arasında sorumlulukların paylaşılması, bilişim teknolojileri ve insan kaynakları ile ilişkilerinin irdelenmesi, teşvik ve finansman boyutlarının dikkate alınması ve harcamaların doğru ve dönüşü olan alanlara kanalize edilmesi gerekmektedir. Ar-Ge’nin salt ‘ürün geliştirmeye yönelik harcama’ olarak görülmemesi ve ekonomik büyümeye olan etkisini gerçekleştirilmesi için teknolojik gelişme ve iktisadi büyüme arasındaki iletim mekanizmasının doğru anlaşılması ve teknolojiye ‘hazır olma’ ve teknolojik ‘kullanımın’ artırılmasına yönelik bir planlama çerçevesinde yol alınması Ar-Ge’nin faydaya dönüşmesini sağlamaktadır.

Ayrıca, uluslararası rekabette daha kalıcı bir konum elde etmek için inovasyona ağırlık verilmesi
gerekliliği de dikkat çekmektedir. Türkiye’de araştırma-geliştirme konusunu sistem
yaklaşımıyla ele alma gerekliliği vardır. Ar-Ge sisteminin parçalarını zorunlu olarak tek tek ele alırken, parçalar arasındaki etkileşimi ve dolayısıyla da sistemin bütününü görmek gereklidir. Bu duruma göre, Türkiye’de Ar-Ge alanında ilk yapılması gereken iş, mevcut Ar-Ge kaynaklarının (finansal ve insan gücü) etkili ve verimli kullanılmasına yönelik olarak sistem içinde bilgi akışı, koordinasyon ve denetimi artıracak mekanizmaların tesis edilmesidir. Burada öncelikli olarak oluşturulması gereken proje ve Ar-Ge personeline ilişkin herkesin kolayca ulaşabileceği bir veri tabanıdır.

Bu veri tabanına şimdiye kadar yapılmış bütün projelerle ve projeler için uygun uzmanlığa sahip elemanlara ilişkin bilgiler bulunmalıdır. Bir ülkenin bilimsel ve teknolojik Ar-Ge sistemini,
üniversiteler, kamu kuruluşları ve özel sektörün ilgili birimleri oluşturmaktadır. Bilim ve teknoloji
politikası belirlenirken, sanayinin teknoloji üretimini artırması konusu üzerinde de durulması gerekmektedir. Çağın yakalanabilmesi ve teknolojik ilerlemelerin sağlanabilmesi için üniversite-sanayi işbirliği ve Ar-Ge çalışmaları gerekmektedir.

Üniversite-sanayi işbirliği kapsamında, üniversite ve sanayinin ayrı ayrı yatırımlar yapması yerine birlikte teknolojiyi üretime dönüştüren çalışmalar yapmaları ile kaynakların verimli ve doğru kullanılması sağlanmış olacaktır. Bu işbirliği sayesinde hem sanayinin hem de üniversitelerin, bilim ve teknolojiyi yakından takip etmesi ve sorunlarına birlikte çözümler üretmesi sağlanacaktır. Bu nedenle, ülkemizde üniversite-sanayi işbirliğine süreklilik kazandırmak amacıyla çalışmalar yapılmalı ve bu kapsamda mühendislik eğitiminde ve sanayide Ar-Ge bilincini geliştirecek çalışmalar yapılmalıdır.

Üniversite-sanayi-kamu işbirliğini kurumsallaştırmak ve sanayicilerimizin Ar-Ge’ye dayalı ihtiyaçlarının, üniversite-sanayi işbirliği ile üniversite bilimselliği kapsamında çözüme kavuşturulması,“İnovasyon ve Ar-Ge ‘nin önemini kavramış kendi teknolojisini üreten ve satan, rekabet gücü ve refah seviyesi yüksek bir Türkiye” vizyonuna önemli bir katkı sağlamak amacıyla Sanayi Bakanlığı tarafından desteklenen SANTEZ projeleride Ar-Ge çalışmalarına ve üniversite-sanayi işbirliğine önemli katkılar sağlamaktadır. Ar-Ge için harcanan kaynaklar üniversite araştırma fonlarına yönlendirilmeli ve böylece güçlendirilecek üniversite araştırma fonlarından desteklenecek projelere, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin aktif katılması sağlanmalıdır. Araştırıcı, yaratıcı, sorgulayıcı insan yetiştirilmesinin geleceğin anahtarı olduğuunutulmamalıdır.

Bunu gerçekleştirmenin en iyi yolu da öğrencilerin araştırmalara aktif katılmasıdır. Gelecek nesillere etkili bilim ve teknoloji transferi ancak böyle gerçekleşebilir. Çünkü genç beyinler, her türlü yeniliğe açıktır. OECD ülkelerinin birçoğunda Ar-Ge’de akademi-iş dünyası işbirliğine verilen önem artmaktadır. İş dünyası, üniversitelerin Ar-Ge faaliyetlerini fonlayarak bilimsel gelişmelerden daha hızlı bir şekilde faydalanma imkânına da kavuşmaktadır. Özellikle Avrupa’da üniversiteler ve kamu kuruluşları tarafından yapılan Ar-Ge yatırımlarının %6,4’ü şirketler tarafından finanse edilir
hale gelmiştir.

AB’nin araştırma ve teknoloji geliştirme kapasitesini artırmak ve kalkınmayı sağlamak amacıyla yürüttüğü 6. ve 7. Çerçeve Programları Ar-Ge yatırımlarının verimli alanlara yönelmesi ve hacminin artırılması için önemli fırsatlar sunmaktadır. 2007–2013 yıllarını kapsayacak olan 7. Çerçeve Programı, Lizbon hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla, araştırmayla ilgili tüm AB girişimlerini ortak bir çatı altında toplamayı hedeflemektedir. Türkiye’de özellikle TÜBİTAK nezdindeki AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi bu fonların paydaşları tarafından kullanılmasına yönelik bilgilendirici ve destekleyici faaliyette bulunmaktadır Türkiye, Ar-Ge harcamalarında hızlı bir büyüme elde etmesine rağmen henüz arzu edilen seviyelerin altında bulunmaktadır. Yurtdışı ile kıyaslandığında özel sektörün Ar-Ge ’ye katılımı düşük kalmaktadır.

Diğer taraftan bilim ve teknoloji alanında yetişmiş insan kaynaklarına yatırım yapılması ve eğitim seviyesinin yükseltilmesi, Ar-Ge alanında istihdam edilebilecek iş gücünün de yaratılmasını
sağlayabilecektir. Özellikle Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu, TÜBİTAK ve TPE’nin girişimleri
Türkiye’nin bilim teknoloji politikalarının belirlenmesi ve bu konudaki gelişmelerde önem arz
edecektir. TÜBİTAK tarafından hazırlanan Vizyon 2023: Bilim ve Teknoloji Stratejileri’ belgesinin, plan dâhilinde uygulamaya geçirilmesi için gerek özel sektör, gerek kamu gerekse de üniversitelerin koordinasyona aktif olarak katılması ve görev ve sorumlulukları paylaşması gerekmektedir
 

Prof.Dr. İsmail Yüksek
Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü
 
 
Facebook'a Ekle     Twitter'a ekle                 Yazdır | Arkadaşıma Gönder



Marka, patent, tasarım ile ilgili sorularınızı uzmanlarımıza online danışabilirsiniz.
Uzmanlarımızdan markanızın "tescil edilebilirlik" yorumunu almak için tıklayınız.
Güncel haberleri almak için e-posta adresinizi ekleyiniz.


Global Education
Eğitim-İletişim-İnovasyon
Beyin Gücüne Teşvik Kampanyası
Rekabet Forumu
Teknolojik ve Kurumsal Portal
Teknoloji Yatırım
Türkiye Bilimler Akademisi
Bilim Eğitimi Televizyonu
Mor Fikirler
Bir Fikir Var
Engelleri Kaldırın!
Bilgi Çağı
Nasa TechBriefs
New Scientist
Picture of the Future
Springwise
Triz
TürkCADCAM
ProInnoEuropa
Reddit Science
Innovation UK
Businessweek Innovation
Ünlü Mucitler
Science Daily
Populer Mechanics
Ruh Doktoru
Altı Üstü Tasarım
Design Thinking
Selim Tuncer
Kariyer Yolculuğu
Ana Fikir
Alphan Manas
Mustafa Akyol
Tom Peters
Pazar Ola!!
Prof.Dr. Oktay Sinanoğlu
 
Marka Tescili   |   Marka tescil   |   Patent   |   slogan   |   inovasyon   |   Kalite   |   iso 9001   |   haccp   |   iso 22000   |   ArGe
 
İş Ortaklarımız: Web Tasarımı - Kitap